Hidrolik (akarsu), rüzgâr, güneş, jeotermal, biokütle (atık), biokütleden elde edilen gaz, dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan ve sürekli devam eden doğal süreçlerde var olan enerji kaynaklarından üretilen enerjiye denir.
Güneş ışığından elektrik üreten sistemlerdir.
1-Güneş Panelleri : Solar(Fotovoltaik) sistemin ana bileşenidir. Güneşten gelen ışık enerjisini elektrik enerjisine çevirmekle görevlidirler.   

2-İnverter (Çevirici) : Güneş panelleri tarafından üretilen doğru akımı (DC), elektronik cihazları çalıştırmak için kullanılan alternatif akıma (AC) çevirir.

3-Batarya / Akü : Fotovoltaik sistemler tarafından üretilen elektrik enerjisini depolamak için kullanılan cihazlardır. Böylelikle gün boyunca depolanan enerji herhangi bir sürede kullanılabilir. 

4-Şarj Regülatörü (Şarj Denetleyicisi) : Pillerin şarjlarını kontrol etmek için kullanılır.Solar panel ile pil arasına yerleştirilir.Böylelikle solar panelden pile giden şarj miktarını ayarlar. Eğer pil dolu ise solar panelden pile giden bağlantıyı keser ve pilin fazla şarj olmasını, bozulmasını, ömrünün kısalmasını engeller. Bu olaya voltaj regülasyonu denir.
Güneş ışığını, elektrik enerjisine dönüştürebilen bir teknolojidir. Fotovoltaik panellerin içerisindeki hücreler çevre etmenlerine karşı cam levhaların arasında dizayn edilerek koruma altına alınmışlardır. Bütün PV ünitelerinin toplam enerjisinden faydalanabilmek için tüm hücreler birbirine elektrik ağı ile bağlanarak fotovoltaik modüle (güneş paneli) dönüşür ve bir bütün oluştururlar.
Güneş enerjisinden üretilen elektriğin, üretildiği anda ve üretildiği yerde hiçbir ilave depolama (akü-batarya vb.) ara birimi olmadan şebekeyi beslediği ve anında kullanıldığı sistemler Şebeke Bağlı (On-Grid) Sistemler olarak adlandırılmaktadır.Bağımsız solar sistem, şebekeye bağlı olmayan(Off-Grid) bir sistem anlamına gelir. Tüketilen elektrik sadece PV’ler aracılığıyla üretilen enerjiden gelir. Bu tip sistemler üretilen fazla enerjiyi akülerde depolar.
Solar sistemler hiçbir şekilde atık üretmezler. Aksine solar sistemlerin kullanımı ile karbon salınımı azalmaktadır.
Apartmanlarda, Müstakil Konutlarda, Ticari ve Kamu Binalarında, Okullarda ve Hastanelerde, Alışveriş Merkezlerinde, Otoparklarda, Akaryakıt İstasyonlarında, Tarımsal Sulamada, Arazilerde, Havaalanlarında, Park ve Bahçe Aydınlatmalarında ve benzeri alanlarda kullanılır.
  • -Temiz, çevreye ve canlılara zararsız, atık içermeyen enerjidir.
  • -CO2 artışına bağlı olarak sera gazı etkisi ve küresel ısınmaya neden olmaz.
  • -Modülerdir, taşınabilir. İhtiyaç halinde sisteme ilaveler yapılabilir.
  • -Elektriğinin üretildiği yerde tüketim imkânı sağlar.
  • -Son kullanıcıların yakınına kuruldukları için iletim ve dağıtım cihaz gereksinimi azalır ve yerel elektrik hizmetinin güvenilirliği artar.
  • -Lokal çözümlerde bakır kablo kullanımı engellenir.
  • -Elektrikte kaçak ve enerji iletim kayıpları en aza indirilir.
  • -İşletme ve bakım maliyetleri diğer sistemlere göre yok denecek kadar azdır.
  • -Dağınık elektrik üretimi ve tüketimi sayesinde trafo merkezine yüklenilmez.
  • -Mevcut enerji altyapısını destekler, inşaat sektörü ile sinerji sağlar.
  • -İhtiyaç duyan birey, kurum ve kuruluşlara elektrik üretimi imkânı sağlar.
  • -Mevcut yapıların kendi elektriğini üretmesine olanak sağlar.
  • -Gereken enerji her yerde, her bölgede ve her mevsimde bulunabilir.
  • -Pratik, kolay ve kısa sürede kurulum imkânı mevcuttur.
  • -Yerli, yenilenebilir ve çevre dostudur.
  • -Fotovoltaik sistemlerin ömürleri 25 yıl ve üstüdür.
  • -Teknoloji, yerli ve yan sanayi ile istihdam oluşur.
Evet, bir evin bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilir.
Şebekeden alınan elektrik alternatif akımdır(AC). Solar paneller doğru akım (DC) üretirler ancak elektriksel aletlerin neredeyse tamamı alternatif akımla (AC) çalışırlar. Bu nedenle İnverter (Evirici) adı verilen elektronik ekipman kullanılarak fotovoltaik sistemlerde DC akımı AC akımına çevrilir ve kullanıma hazır olur.
Şebekeye bağlı sistemlerde üretimin tüketimi karşılamadığı durumlarda sistem otomatik olarak ihtiyacınız olan enerjiyi şebekeden alır.
EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir.
Ülkemiz, coğrafi konumu nedeniyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye göre şanslı durumdadır. EİE tarafından yapılan çalışmaya göre Türkiye’nin ortalama yıllık toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti 1311 kWh/m²-yıl (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir.
Solar panellerin ömrü aktif kullanım süresine göre değişir. Üretici firmalar genellikle 25 yıl elektrik üretim garantisi verirler. Ancak panellerin ömrü bu süreden daha uzundur.
Türkiye  güneş enerjisi üretimi potansiyeli açısından dünya dördüncüsü, Avrupa’da ise ilk sırada yer alıyor. Geniş coğrafyası, yüksek rakımı ve bol güneş alan konumu itibariyle ülkemiz, Avrupa’da güneş enerjisi santrali kurulabilecek en uygun ülke olarak öne çıkmasına rağmen 78 bin 497 MW kurulu elektrik gücünün  ne yazık ki yalnızca 485 MW lık kısmı güneş enerjisinden karşılanıyor. Diğer ülkeler güneş enerjisinden bir çok alanda faydalanıp ülke ekonomisine büyük katkı sağlamasına rağmen ne yazık ki ülkemizde hala güneş enerjisi en yoğun sıcak su sistemlerinde kullanılıyor. Metrekare başına ortalama olarak ülkemizden 1,7 kat daha az güneş ışığı alan, yüzölçümü ülkemizin neredeyse yarısından daha az olan ülkelerin kurulu güneş enerjisi değerleri dikkate alındığında, ülkemizin güneş enerjisi potansiyelinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilecektir.
Güneş panelleri güneş ışınımını en fazla alacak yönde ve eğimde yerleştirilmelidir. En doğru yerleşim panellerin güneye bakması ve eğimlerinin 15-30 derece olmasıdır Panellerin üzerine herhangi bir şekilde gölge düşmemelidir. Gölge panellerin verimini azaltan önemli bir faktördür. Çok sıcak ve güneşli bir ortam olması daha fazla elektrik üretileceği anlamına gelmemelidir. Aşırı yüksek sıcaklık ve nemli ortamlar verimi olumsuz etkiler. En uygun sıcaklık 25-30 derece arası ve nemsiz ortam sıcaklığıdır. Çatıda 1kW kurulu güç için yaklaşık 8 m2 alana gerek vardır. Arazide 1 kW kurulu güç için ise arazinin durumuna göre 12-20 m2 alana ihtiyaç duyulur.
Sistemin kurulu gücüne bağlı olarak değişim göstermektedir.
Güneş panelleri bir sistemin içinde sistem veriminin belirleyicisidir. İhtiyaca göre tercih edilmelidir. Bunun için datasheetleri inceleyip profesyonel bir firmadan destek alabilirsiniz.
Solar enerji sistemlerinin 2 çeşit bağlantı yapısı vardır. Bunlar ON-GRID (şebeke bağlantılı) ve OFF-GRID (şebeke bağlantısız veya akülü) sistemlerdir. ON-GRID sistemlerde üretilen elektrik şebekeye aktarılır. OFF-GRID sistemlerde üretilen elektrik akülerde depolanır.
Solar enerji sistemlerinin ortalama amortisman süresi değişmekle birlikte yaklaşık olarak 4-6 yıldır.
Sigorta şirketleriyle yapılacak anlaşma karşılığında proje kurulu gücünün garanti altına alınması mümkündür.
Solar enerji sistemleri ve santralleri müdahaleye gerek duymadan, gün ışığında kesintisiz olarak çalışırlar. Büyük boyutta olanlar( Solar Enerji Santralleri) dışında herhangi bir bakım gerektirmeden çalışırlar.
YTB, yatırımın karakteristik değerlerini ihtiva eden, yatırımın belirlenen asgari şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi halinde üzerinde kayıtlı destek unsurlarından istifade imkânı sağlayan, Karar’ın amaçları doğrultusunda gerçekleştirilecek yatırımlar için düzenlenen bir belgedir.
Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne veya Genel Teşvik Uygulamaları kapsamında yer alan, sabit yatırım tutarı 10 Milyon TL’yi aşmayan ve Tebliğle belirlenen yatırım konuları için tercihe bağlı olarak yatırımın yapılacağı yerdeki Kalkınma Ajansları veya Sanayi Odalarına (yerel birimler)
  • Gerçek kişiler, adi ortaklıklar, sermaye şirketleri, kooperatifler, iş ortaklıkları,
  • Kamu kurum ve kuruluşları,
  • Kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • Dernekler ve vakıflar,
  • Yurt dışındaki yabancı şirketlerin Türkiye’deki şubeleri
  • Güneş panelleri güneş ışınımını en fazla alacak yönde ve eğimde yerleştirilmelidir. En doğru yerleşim panellerin güneye bakması ve eğimlerinin 15-30 derece olmasıdır
  • Panellerin üzerine herhangi bir şekilde gölge düşmemelidir. Gölge panellerin verimini azaltan önemli bir faktördür.
  • Çok sıcak ve güneşli bir ortam olması daha fazla elektrik üretileceği anlamına gelmemelidir. Aşırı yüksek sıcaklık ve nemli ortamlar verimi olumsuz etkiler. En uygun sıcaklık 25-30 derece arası ve nemsiz ortam sıcaklığıdır.
  • Çatıda 1kW kurulu güç için yaklaşık 8 m2 alana gerek vardır. Arazide 1 kW kurulu güç için ise arazinin durumuna göre 12-20 m2 alana ihtiyaç duyulur.
Sistemin kurulu gücüne göre değişim göstermektedir.
Solar enerji sistemlerinin 2 çeşit bağlantı yapısı vardır. Bunlar ON-GRID(Şebeke bağlantılı) ve OFF-GRID(Şebeke bağlantısız veya akülü) sistemlerdir. ON-GRID sistemlerde üretilen elektrik şebekeye aktarılır. OFF-GRID sistemlerde üretilen elektrik akülerde depolanır.
  • Solar sistemler diğer enerji sistemlerine kıyas ile en az bakım onarım gerektiren enerji sistemler olmasına rağmen periyodik bakım onarım faaliyetlerine ihtiyaç duymaktadır.
  • Bakım faaliyetlerinin en önemli aşaması panellerin üzerindeki tozlanmanın temizlenmesidir. Çünkü solar panellerin üzerindeki tozlanma güneş ışınlarının soğurulmasını kısmen engeller, dolayısı ile performansını düşür.
  • Onarım faaliyetleri kapsamında, panellerin belirli aralıklar ile UV(ultraviyole) ışınları ile röntgenleri çekilerek herhangi bir çatlak, temassızlık veya kırık olup olmadığını tespit edilerek, sistem performansı muhtemel kayıplar engellenir.
Maksimum performansı korumak için, coğrafi ve iklim şartlarına bağlı olarak , her 6 ay ile 12 ay arasında bakım onarımın yapılması tavsiye edilmektedir.

Başlıca:

  •  -Panellerin temizlemesi
  •  -Kablo tesisatlarının kontrolü
  •  -İnverterların verimlilik ölçümleri
  •  -Monitoring sisteminin test ve kalibrasyonu
  •  -Elektrik panolarının kontrolleri
  •  -Panellerin ultraviyole ışınları ile kontrollerinin gerçekleştirilmesi

olmak üzere tüm sistem bileşenlerinin gözden geçirilip test edilmesidir.

Solar sistemlerin bakım onarım faaliyetleri,sistem büyüklüğü ile orantılı olarak değişmek ile beraber, diğer elektrik üreten sistemlere nazaran en düşük maliyetli olanıdır.
Solar sistemlerin bakım onarım faaliyetlerini kısmi gerçekleştiren otomasyon sistemleri mevcuttur. Şirketimiz tarafın bu alanda Ar-Ge faaliyetleri yürütülmektedir.
Solar sistemlerin verililiği düzenli bakım onarım ile direk ilişkilidir. Bakım onarım faaliyetleri gerçekleştirilmeyen sistemlerde sistem optimizasyonunda zamanla sorunlar ortaya çıkarken, bakım onarımını aksatmayan sistemler maksimum performanslarını muhafaza ederler.
Solar sistemlerde bakım onarım faaliyetleri sistem performansını doğrudan etkilediği gibi sistem ömrünü de etkilemektedir. Zamanında yapılmayan bakım onarım faaliyetleri, sistem ömürlerini kısaltmaktadır.
Bakım onarım faaliyetleri, sistem kurulumu gerçekleştirin firmalardan alınmalıdır. Sistem kurulumunu gerçekleştiren firmalar sistem dinamiklerine ve tasarım bilgilerine olan hakimiyetleri
Solar Monitoring ile solar sistemlerin verilerine, yerinde ölçüm ve test yapmaya gerek kalmaksızın, anlık erişim sağlanabilmektedir ve anlık raporlama yapabilmektedir.
Enerji verimliliği, tüketilen enerji miktarının, üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesidir.
Enerji Verimliliği, enerji tüketiminin üretilen miktarı ve ekonomik dengeleri sarsmadan düşürülmesiyle sağlanır.
Enerji verimliliği, konfor/üretim şartları değişmeden, birim alan/ürün başına tüketilen enerjinin azaltılmasıdır. Bir başka tarifi de aynı işi, daha az enerji kullanarak yapmaktır. Enerji tasarrufu ise konfor/üretim şartlarından ödün vererek tüketilen enerjinin azaltılmasıdır.
Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE) veya yetkilendirilmiş kurumlar ile yaptıkları yetkilendirme anlaşması çerçevesinde, danışmanlık, eğitim, etüt ve uygulama hizmetlerini yürütmek üzere yetki belgesi verilmiş şirketlerdir.
Artan enerji fiyatlarının maliyetini düşürmek ve aynı zamanda mevcut enerjiyi en verimli şekilde kullanmak için; enerji yönetimi, başarılı bir organizasyon ve uygun bir enerji etüdü gerekmektedir. Enerji etüdü, bir bina veya tesis için uygun ekipmanlarla çeşitli ölçme tekniklerini kullanarak enerji verimliliğini artırıp, sarfiyatı minimuma indirmek için yapılan çalışmaların tümüdür.
Başarılı bir enerji etüdü bina ve tesisin kapsamlı ve verimli şekilde çalışma performansını içeren bilgiler sunarken, bunun yanında her ölçüm için finansal analizler sunar. Enerji etüdü, enerji tasarruf potansiyellerini, enerji atıklarını ve sera gazı emisyonlarını belirlemek, bunlarla ilgili geri kazandırıcı veya önleyici tedbirleri teknik ve ekonomik boyutları ile ortaya koymak amacıyla yapılır. Enerji etütleri enerji kullanımının fazla olduğu tesislerde yapılması zorunlu bir çalışmadır.
  • a) Yakma sistemlerinde yanma kontrolü ve optimizasyonu ile yakıtların verimli yakılması,
  • b) Isıtma, soğutma, iklimlendirme ve ısı transferinde en yüksek verimin elde edilmesi,
  • c) Sıcak ve soğuk yüzeylerde ısı yalıtımının standartlara uygun olarak yapılması, ısı üreten, dağıtan ve kullanan tüm ünitelerin yalıtılarak istenmeyen ısı kayıplarının veya kazançlarının en aza indirilmesi,
  • ç) Atık ısı geri kazanımı,
  • d) Isının işe dönüştürülmesinde verimliliğin arttırılması,
  • e) Elektrik tüketiminde kayıpların önlenmesi,
  • f) Elektrik enerjisinin mekanik enerjiye veya ısıya dönüşümünde verimliliğin artırılması,
  • g) Otomatik kontrol uygulamaları ile insan faktörünün en aza indirilmesi,
  • ğ) Kesintisiz enerji arzı sağlayacak girdilerin seçimine dikkat edilmesi,
  • h) Makinaların enerji verimliliği yüksek olan teknolojiler arasından, standardizasyon ve kalite güvenlik sisteminin gereklerine dikkat edilerek seçilmesi,
  • ı) İstenmeyen ısı kayıpları veya ısı kazançları en alt düzeyde olacak şekilde projelendirilmesi ve uygulamanın projeye uygun olarak gerçekleştirilmesinin sağlanması,
  • i) İnşaa ve montaj aşamasında enerji verimliliği ile ilgili ölçüm cihazlarının temin ve monte edilmesi,
  • j) Yenilenebilir enerji, ısı pompası ve kojenerasyon uygulamalarının analiz edilmesi,
  • k) Aydınlatmada yüksek verimli armatür ve lambaların, elektronik balastların, aydınlatma kontrol sistemlerinin kullanılması ve gün ışığından daha fazla yararlanılması,
  • l) Enerji tüketen veya dönüştüren ekipmanlar için ilgili mevzuat kapsamında tanımlanan asgari verimlilik kriterlerinin sağlanması,
  • m) Camlamada düşük yayınımlı ısı kontrol kaplamalı çift cam sistemlerinin kullanılması.
Endüstriyel İşletmelerde; enerji etüt çalışması ile belirlenen önlemlerin uygulanması ve enerji tasarruf potansiyelinin geri kazanılması için hazırlanan Projeler Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) olarak ifade edilmektedir.
VAP endüstriyel işletmelerde enerji atıklarının, kayıpların ve verimsizliklerin giderilmesi için gerekli önlemlerin uygulanması amacıyla hazırlanmaktadır.
Enerji verimliliği konusundaki tüm düzenleme ve koordinasyon Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) tarafından yürütülmektedir.
Bu konuda 2 Mayıs 2007 tarih ve 5627 sayılı “Enerji Verimliği Kanunu”, 27 Ekim 2011 tarihli “Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Arttırılmasına Dair Yönetmelik”, 5 Aralık 2008 tarihli “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”, 14 Nisan 2008 tarihli “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” ile diğer genelge, tebliğ vb. Yayınlanarak ikincil mevzuat düzenlenmiştir.

Öte yandan YEGM tarafından hazırlanan “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2010-2023” gereğince mevzuatta pek çok düzenleme yapılması öngörülmektedir.

27 Ekim 2011 tarihli, Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin kullanımında verimliliğin arttırılmasına dair yönetmelikte (yönetmelik) enerji yöneticisinin görevleri aşağıda sayılmıştır:

  • A) Tüketim alışkanlıklarının iyileştirilmesine ve ısrafın önlenmesine yönelik önlemleri ve prosedürleri belirlemek, tanıtımını yapmak ve gerektiğinde eğitim programları düzenlemek,
  • B) Enerji tüketen sistemler, süreçler veya ekipmanlar üzerinde yapılabilecek tadilatları belirlemek ve uygulanmasını koordine etmek,
  • C) Enerji etüdlerinin ve VAP’ların hazırlanması ve uygulanması ile ilgili pazar araştırmaları yapmak, anlaşmaları hazırlamak ve uygulamayı kontrol etmek,
  • Ç) Enerji tüketen ekipmanların verimliliklerini izlemek, bakım ve kalibrasyonlarının zamanında yapılmasını koordine etmek,
  • D) Enerji ihtiyaçlarının ve verimlilik artırıcı uygulamaların plânlarını, bütçe ihtiyaçlarını, fayda ve maliyet analizlerini hazırlamak ve üst yönetime sunmak,
  • E) Enerji tüketimini ve maliyetleri izlemek, değerlendirmek ve periyodik raporlar üretmek,
  • F) Enerji tüketimlerini izlemek için ihtiyaç duyulan sayaç ve ölçüm cihazlarının temin edilmesini ve montajını sağlamak üzere girişimlerde bulunmak,
  • G) Endüstriyel işletmelerde özgül enerji tüketimini, mal üretimi ile enerji tüketimi ilişkisini, enerji maliyetlerini, işletmenin enerji yoğunluğunu izlemek ve bunları iyileştirici öneriler hazırlamak,
  • H) Enerji kompozisyonunun değiştirilmesi ve alternatif yakıt kullanımı ile ilgili imkânları araştırmak, çevrenin korunmasına, emisyonların azaltılmasına ve sınır değerlerin aşılmamasına yönelik önlemleri hazırlayarak bunların uygulamasını koordine etmek,
  • İ) Enerji ikmal kesintisi durumunda uygulanmak üzere ve Genel Müdürlük tarafından istenmesi halinde petrol ve doğal gaz kullanımını azaltmak amacıyla alternatif planlar hazırlamak,
  • J) Kanun kapsamında her yıl Mart ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe verilmesi gerekli bilgileri hazırlamak ve Genel Müdürlüğe gönderilmek üzere yönetime sunmak,

Şeklinde sıralanmıştır.

Endüstriyel tesisler: Yıllık enerji tüketimi 1.000 TEP (Ton Eşdeğer Petrol) veya üzerinde olan endüstriyel işletmeler kendi çalışanları arasından,

Ticari Binalar ve hizmet binaları: Toplam inşaat alanı en az 20.000m2 veya yıllık toplam enerji tüketimi 500 TEP ve üzeri olanlar; kendi çalışanları arasından veya serbest çalışan enerji yöneticilerinden veya EVD şirketlerinden,

Kamu kesimi binaları: Toplam inşaat alanı en az 10.000 m2 veya yıllık toplam enerji tüketimi 250 TEP ve üzeri olanlar; kendi çalışanları arasından veya serbest çalışan enerji yöneticilerinden veya EVD şirketlerinden,

Enerji yöneticisi hizmeti almak zorundadır.
Ayrıca yönetmelik gereğince;

• Yıllık toplam enerji tüketimi 1.000 TEP’ten az olan endüstriyel işletmelere yönelik çalışmalar yapmak üzere, bölgesinde faal durumda en az 50 işletme bulunan organize sanayi bölgelerinde enerji yönetim birimi kurulması,

• Kamu kesimi dışında kalan ve yıllık toplam enerji tüketimleri 50.000 TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerde enerji yönetim birimi kurulması (organizasyonlarında toplam kalite çalışmalarından sorumlu olan ve bünyesinde enerji yöneticisinin de görev aldığı kalite yönetim birimi bulunan endüstriyel işletmelerin bu birimlerini enerji yönetim birimi olarak da görevlendirebilmesi mümkündür) gerekmektedir.

EVD Şirketlerinin, Enerji yöneticilerinin görev ve yetkilerine ilave olarak etüd-proje ve verimlilik arttırıcı proje (VAP) hazırlama, uygulama ve danışmanlık hizmeti vermek, EY eğitimleri düzenlemenin yanı sıra mevcut binaların enerji kimlik belgelerinin (EKB) hazırlanması gibi görevleri vardır.
EVD Şirketleri, Etüd-proje ve verimlilik arttırıcı proje (VAP) hazırlama öncesinde konusunda uzman ve eğitilmiş personelleri ve kalibre edilmiş ölçüm cihazları ile yapacakları ölçümler neticesinde alınacak sonuçları analiz ederek işletmelerin verimlilik durumlarını hesaplamaktadırlar.

Enerji kaynaklarının en önemlisini oluşturan ve sera gazlarının kaynağı olan petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtların hızla tükenmekte oluşu ve bu kaynakların yol açtığı çevresel sorunlar; enerji verimliliğini dolayısıyla da enerji yoğunluğu kavramını gündeme getirmiştir.

İklim Değişikliğinin en önemli nedeni insan kaynaklı sera gazı salımlarıdır. Sözleşme ve Protokol’de tarafların iklim değişikliği nedenlerini önceden tahmin etmek, önlemek veya en aza indirmek ve zararlı etkilerini azaltmak için önleyici önlemler almaları ile ilgili hükümler bulunmaktadır.

Enerji tüketiminde ve sera gazı salımında ilk sıralarda yer alan binalar iklim müzakerelerinde enerji ana başlığı altında yer almaktadır. Birincil enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin %30-40 binalarda kullanılmaktadır. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli, iklim değişikliği konusunda bina sektörünü en çok enerji verimliliği potansiyeli olan sektör olarak belirlemiştir. Türkiye’de de enerjinin yaklaşık %30’u, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %43’ü binalarda kullanılmaktadır. Binalar, enerji tüketiminde sanayi sektöründen sonra ikinci sırada yer almaktadır. Dolayısıyla, binalarda enerjinin verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar, enerji kaynaklarının etkin kullanımı açısından önemlidir.

Avrupa Birliği de Sözleşme ve Kyoto Protokolü sorumluluğu kapsamında iklim değişikliği politikalarında bina sektörüne önem vermekte ve binaların enerji etkinliğinin iyileştirilmesi konusunda 2003’de yürürlüğe giren 2002/91/EC sayılı “Binaların Enerji Performansı Direktifi”’ni üye ülkelerin ulusal anlamda uygulamasını istemektedir.

Ülkemizde maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması amacıyla 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” 02.05.2007 tarihinde yürürlülüğe girmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile Türkiye’de enerji verimliliğine gösterilen önem daha da belirginleşmiştir. Kanun çeşitli kurumlara enerji verimliliği alanında ikincil mevzuat hazırlama görevi ve uygulamanın yürütülmesi yetki ve sorumluluğu verilmiştir.

Bu kapsamda T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da yetki alanında bulunan binalarla ilgili;

Binaların birincil enerji ve karbondioksit (CO2) emisyonu açısından sınıflandırılmasını, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını ve çevrenin korunmasını düzenlemeyi amaçlayan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” (05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı RG)

Merkezi ısıtma sistemlerine sahip binalarda ısınma giderlerinin, kullanıcıların kullanım miktarlarına göre paylaştırılmasını sağlayan, binalarda enerji verimliğinin arttırılmasına ve yakıt tüketimlerinin azaltılmasını amaçlayan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” (14.04.2008 tarih ve 26847 sayılı RG) hazırlamıştır.

Enerji Verimliliği Kanunu Kanun No: 5627 Yayımlanma Tarihi: 02.05.2007

Enerji Verimliliği kanunu; enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında, endüstriyel işletmelerde, binalarda, elektrik enerjisi üretim tesislerinde, iletim ve dağıtım şebekeleri ile ulaşımda enerji verimliliğinin artırılmasına ve desteklenmesine, toplum genelinde enerji bilincinin geliştirilmesine, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik uygulanacak usûl ve esasları kapsar.

Enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik önlemlerin uygulanması ile özellik veya görünümleri kabul edilemez derecede değişecek olan sanayi alanlarında işletme ve üretim faaliyetleri yürütülen, ibadet yeri olarak kullanılan, planlanan kullanım süresi iki yıldan az olan, yılın dört ayından daha az kullanılan, toplam kullanım alanı elli metrekarenin altında olan binalar, koruma altındaki bina veya anıtlar, tarımsal binalar ve atölyeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

  • Endüstiyel İşletmeler
    • Enerji Tüketimi (Yıllık) >= 50.000 TEP
      • Enerji Yönetim Birimi / Kalite Yönetim Birimi
      • 1 Enerji Yöneticisi (Mühendis)
      • 1 Makina Mühendisi
      • 1 Elektrik veya Elektrik-Elektronik Mühendisi
    • Enerji Tüketimi (Yıllık) >= 1.000 TEP
      • 1 Enerji Yöneticisi (Mühendis)
  • Organize Sanayi Bölgeleri
    • Enerji Yönetim Birimi
      • 1 Enerji Yöneticisi
      • 2 Teknik Eleman
  • Kamu Binaları
    • Toplam İnşaat Alanı > 10.000 metrekare veya Enerji Tüketimi >= 250 TEP
      • 1 Enerji Yöneticisi
  • Ticari Binalar &Hizmet Binaları
    • Toplam İnşaat Alanı > 20.000 metrekare veya Enerji Tüketimi >= 500 TEP
      • 1 Enerji Yöneticisi
5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanununca, Endüstriyel işletmeler ve enerji yöneticisi çalıştırmakla yükümlü olan bina sahipleri ve/veya yönetimleri ile kamu kesiminde enerji yöneticisi çalıştırmakla yükümlü kurum ve kuruluşlar ; tüketim bilgilerini ve kendi tespitlerini içeren raporları her yıl Mart ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe bildirmek zorundadırlar.
Her bir proje için etüt çalışma bedeli yapılacak ölçümlere, kullanılacak cihazlara vb değişkenlere bağlı olarak; önfizibilite çalışmalarının neticesinde belirlenmektedir.
  • Yapılacak Enerji verimliliği etüt çalışmalarının uygulanması durumunda, kuruluşta enerji tüketimi %10–40 arasında azaltılabilir.
  • Otel, hastane, okul, üniversite ve alışveriş merkezleri gibi ticari binalar için yapılacak enerji etüdü neticesinde, talebe göre hazırlanacak verimlilik artırıcı projelerle %30’a varan enerji tasarrufu sağlanabilir.
  • Konutlarınızda yaptıracağınız enerji etütleri ve enerji verimliliği uygulamaları ile enerji faturalarınızı azaltarak hem ev ekonominize katkıda bulunur hem de yaşadığımız dünyanın daha yeşil olmasını sağlayabilirsiniz.
KOSGEB tarafından sağlanan Enerji verimliliği etüt ve danışmanlık desteği kapsamında;
İşletmelerin, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri (EVD)’nden, enerji verimliliğine yönelik alacakları etüt ve danışmanlık hizmetlerine KOSGEB’in belirlediği kriterler doğrultusunda 50.000 TL ‘ye kadar destek verilir.

“Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında Endüstriyel İşletmelerde Verimlilik Artırıcı Projelerin(VAP) uygulanmasına yönelik destekler verilmektedir.

  • Destek müracaatları her yıl Ocak Ayında yapılmaktadır.
  • Her bir işletme bir seferde en fazla 5 VAP projesi sunabilmektedir.
  • Projelerin geri ödeme süreleri 5 yıl ve altı olmalıdır.
  • Her bir proje için en fazla 1.000.000 TL (KDV Hariç) olan VAP’lar en fazla %30 oranında desteklenir.
Elektrik üretim faaliyeti gösteren lisans sahibi tüzel kişiler dışındaki yıllık toplam enerji tüketimleri 1000 TEP ve üzeri olan ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmeler VAP desteklerinden yararlanmak için başvuruda bulunabilirler.
  • VAP dosyasının ölçümlerinin yapılması,
  • Fizibilite çalışmasının hazırlanması,
  • Tesis tarafından gönderilen tüm belgelerin VAP dosyasına işlenmesi,
  • Tesise YEGM’ye teslim etmeleri için dosyanın nihai halinin gönderilmesi,
  • Başvuru kabulunden sonra YEGM tarafından gerçekleştirilen mevcut durumun tespiti toplantısına katılarak ölçümleri tekrarlaması,
  • Proje hibeye hak kazandıktan sonra tasarrufun tespiti için YEGM ziyaretine katılması.
Araştırma ve Geliştirme bir şirketin bilim adamları ve mühendisler istihdam etmek suretiyle, şirketin çalışma alanı doğrultusunda bilim ve teknolojiyi yeni ürünler, prosesler ya da hizmetler geliştirmede kullanmak üzere yaptığı çalışma ve faaliyetleri anlatmak için kullanılan yaygın bir terimdir.
Ar-Ge faaliyetlerinin başlıca amacı, teknolojik gelişmeleri kullanarak şirketin kar edebilirliğini devamlı olarak yenilemek ve artırmaktır.
Şirketler, gerek ülke içinde gerekse ülke dışında rakipleriyle mücadele edebilmek, pazar paylarını artırabilmek için daima dinamik kalmaya ve yenilikler peşinde koşmaya mecburdur. Uluslararası ticarette en büyük paya sahip olan ülkeler teknolojik gelişmelere en fazla kaynak ayıran, en güçlü şirketleri ve en büyük bankaları ellerinde tutan toplumlardır.
Bir Ar-Ge çalışması; Sistematik Amaçlı Organize Eleştirisel Analitik Bulguların etkin şekilde açıklanabildiği Bulguların güvenle savunulduğu prensipler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir.
Temel (Bilimsel) Araştırma Çalışmaları (Basic Research)
Uygulamalı Araştırma Çalışmaları (Applied Research)
  • Kamu Araştırma Kurumları
  • TÜBİTAK
  •  Üniversiteler
  •  Özel Sektöre ait Araştırma Birimleri
Uygulamalı araştırmanın sonuçları teknoloji ve/veya yaşam alanlar ile ilgili olguların geliştirilmesi veya sorunların çözülmesini içeren işlemsel değere sahip proje çıktılarıdır.

Fikri mülkiyet hakkı içeren bu çıktılar;

  • Patent
  • Faydalı Model

şeklinde tescil edilerek koruma altına alınırlar.

Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye de patent denir.
  • Yenilik
  • Tekniğin bilinen durumunun aşılması
  • Sanayiye uygulanabilirlik
  • İncelemesiz Sistem
  • İncelemeli Sistem
Faydalı Model; Türkiye’de ve dünyada yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine belirli bir süre (10 yıl), bu buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkının tanınmasıdır.
  • Faydalı Modelde, tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri aranmaz,
  • Koruma süreleri farklıdır,
  • Araştırma ve inceleme işlemlerinin olmaması nedeniyle patent verilmesine oranla faydalı model belgesinin verilmesi, hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir.
  • İncelemeli patent 20 yıl
  • İncelemesiz patent 7 yıl
  • Faydalı model belgesi 10 yıl
İnovasyon terimi; herhangi bir şeyi yenilikçi bir şekilde yapmayı tanımlar. Düşüncede, üründe, yöntemde veya organizasyonda oluşturulan katma değer, gelişim veya köktenci değişimleri içerir.
  • Teknolojik İnovasyon,
  • Organizasyonel inovasyon,
  • Sunumsal inovasyon.
Teknolojik olarak yeni bir ürünün veya sürecin geliştirilmesini, mevcut ürün ve süreçlerde önemli teknolojik değişikliklerin yapılması bu kapsamda değerlendirilir. Ürünün pazara sunulması ve sürecin üretimde kullanılması ile inovasyon gerçekleştirilmiş olur.
Yeni çalışma ve iş yapış yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesini ifade eder.
Yeni tasarımların ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmesi ve/veya uyarlanarak kullanılması ile bir firmanın rekabet gücünün yükseltilmesidir.
AB Çerçeve Programları, Avrupa Birliği’nde çok uluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerinin desteklendiği başlıca Topluluk Programı’dır.
  • İşbirliği (cooperation) ;
  • Fikirler (ideas) ;
  • İnsan (people) ;
  • Yetiler (capacities) olarak tanımlanmıştır.
Oldukça büyük bir bütçeye sahip olan 7.ÇP, bilginin, yeteneklerin ve uzmanlığın ortaklaşa kullanılabileceği Avrupa çapındaki konsorsiyumlara katılma fırsatları sunmaktadır.
Çerçeve Programları’na, ulusal/uluslararası kanunlar ve AB kanunlarına göre kurulmuş tüzel ve gerçek kişiler başvurabilirler.
  • ÇP Ortak Teknoloji Girişimleri (Joint Technology Initiatives – JTI) Programları;
  • EUREKA;
  • EUROSTARS.
  • KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Programı
  • TÜBİTAK-TEYDEB
  • TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı)
  • Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
  • Savunma Sanayi Müsteşarlığı
Güneş enerjisinden kendi ihtiyacınızı karşılamanın yanı sıra fazlasını şebekeye vermek sureti ile Tedaş'a satarak gelir elde edebilirsiniz. Gelir durumunu hesaplamak için üretilen günlük, aylık enerji ile tüketilen enerji miktarlarını bilmek durumundayız. Devlet şu anda kw başına 0,13 dolardan alım yapmakta ister kendi giderlerinizi karşılamak isterse ticari olarak üretilen elektrik devlete satılabilir. Türkiye'nin günlük güneşlenme süresi 6,7 saat olup bazı bölgelerde 8,5 saate kadar çıkıyor. Sizler hesaplamalarınızı ortalama olarak 6,5 saat üzerinden yapınız. Toplam maliyeti / aylık gelire bölerseniz kendini 48 ile 60 ayda amortisman etiğini görürsünüz. Sistem kurulu güç* ışınlama* 30 gün* 0,13 dolarda aylık gelir bulunur.
 
Organize sanayi bölgelerinde olan işletmelerin organize sanayi yönetiminden izin almaları gerekmektedir. Genelde kendilerine ait trafoları olduğundan kapasite sorunu yaşanmamaktadır. Organize sanayi tipine bağlı olarak ayrıcalıklardan, vergilerden, sigorta ve işçilik giderlerinin yanında vergi ve kdv konularında devlet indirim yaparak teşvik ediyor. Aynı sistem, yenilenebilir enerji kaynakları içinde olan güneş enerjisi içinde geçerlidir.